Nostaljimiz...

5/11/2009 - Arda Kardeş

Kategori: unutulmayanlar

http://45devir.net/veriler/resimler/k2/56111dde7e3da349.jpg

1970'lerin basinda ‘Oy Anam Oy’ isimli aranjman parcasinin icinde bulundugu 45'lik ile epey ses getirmis, cok satmis 4 yaşındaki şarkıcı;Şanar Yurdatapan'ın oğlu. Şarkiyi plaga okudugunda Arda 4 yasinda idi. Plağın öbür yüzünde ise ‘Ardanın Masalları’ adında esprili bir şarkı vardır. Bu şarkıda Arda ile Şanar yer değiştirmiş gibidir Arda şarkıya başlarken şöyle der ; ‘bir varmış bir yokmuş bir koskocaman arda varmış birde onun küçücük bir babası varmış ’…ve şarkının ilerleyen bölümünde baba (yani Şanar Yurdatapan) sanki o çocukmuş gibi Arda’ya sorar ‘ben nasıl dünyaya geldim’ diye, Arda utanır sıkılır ne söyliyeceğini bilemez leylekler getirdi der,yumurtadan çıktın der…..tabi bunların hepsi Dün Bugün Yarın Orkestrası’nın düpedüz rock’n’roll melodileri eşliğinde olur.

Diğer bir 45liği Aşk Masalı/Adam Olmayacağım’dır ‘Aşk Masalı’ şarkısı ona ait olamıyacak kadar ağır aşk sözleriyle ve Arda’nın ilginç duygusal yorumuyla gayet kitch bir iştir. Adam olmıyacağım şarkısı ise Ardanın ağzından – biliyoruz ki aslında Şanar Yurdatapanın sözleridir – yalancılık,saygısızlık üzerine naif bir popüler kültür eleştirisidir.

Arda’nın en şaşırtıcı şarkılarından biri de ‘Pis Sinek’ tir.Şarkının orjinali Doors’a (Mosquito) aittir.Çalınış şekliyle, hammondlarıyla,efektleriyle ve gene Arda’nın söyleyiş tarzıyla çok eğlenceli,kitch hatta Doors’tan daha psidelik bir yorum olmuştur.
‘of aman ama yeter artık/yok mu bir saniye rahatlık/çikolatamı çöpe attık/onun yüzünden/of aman aman bıktım bu pis sinekten)’

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

31/10/2009 - Okuma - Yazma Seferberliği

Kategori: unutulmayanlar
http://img244.imageshack.us/img244/79/image033oa.jpg
T.R.T için Eğitim Programı oyunculuğu "Okuma - Yazma Seferberliği" Elçin Şanal, Oytun Şanal, İnci Melis, 76 Bölüm. 25 dakika. Yönetmen: Namık Kemal Gönenç.(1989)
80'li yıllarda okuma seferberliği çerçevesi içinde trt'de okuma yazma öğretilen Toprak Sergen'in de rol aldığı eğitici program.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/10/2009 - Trt 2 deki Ross un resimleri-Resim sevinci

Kategori: unutulmayanlar
BOB ROSS'U TANIMAYAN YOKTUR
TRT kanallarında oynayan "Resim Sevinci" programından hatırlarsınız.
Bize yarım saatte nasıl resim yapılabildiğini gösterir ve bizi hayretler içinde bırakırdı...

O bir televizyon yıldızı! O bir ressam!
O, bir fenomen; resimde yeni bir çığır açan, ama açtığı çığır sanat çevreleri tarafından hor görülen birisi. O, resim hakkında yaptığı programla dünyada en çok izlenen ve ilgi görenler listesinde başlarda olan bir şovmen.
O, ölümünden sonra bile yaptıklarıyla milyon dolarlar kazanan bir girişimci.
O, TRT 2'den tanıdığımız 'kıvırcık' ressam: Bob Ross.
Bir kuşak onun hoş lakırtılar eşliğinde öğrettiği resim teknikleriyle büyüdü. Bu bir şey değil, on binlerce insan hâlâ onun öğrettiği teknikle resim yapıyor. Şirketi o öldükten sonra yüzde 70 büyüdü. Onun hakkında üniversitelerde tezler yazıldı ve halen 300'den fazla televizyon kanalı, programını yayınlıyor. Otoritelerin kabul etmediği Bob Ross televizyon çağının efsase isimlerinden biri olmaya devam ediyor.
'Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?' diye soran Nâzım Hikmet'e çizdiği o meşhur mutluluğun resmi ile cevap verir Abidin Dino. Ünlü Türk ressamı mutluluğun resmini çizmişti; ama mutlu bir ağacın, dağın ya da gölün resmini bir fenomen olan Bob Ross çizdi. Dünya onun tekniğine, konuşmalarına ve saçlarına bayılıyor! Birçok kişi onun öğrettiği metotlarla resim yapıyor, programını severek izliyor. Ressamlar, eleştirmenler ise onu ve tekniğini beğenmiyor. Beğenilmese de ortada bir gerçek var; Bob Ross 9 yıl önce ölmesine rağmen, dünyada en uzun süre gösterilmeye devam eden programı en çok izlenenler arasında ilk sıralarda yer alıyor, CD'leri ve DVD'leri yok satıyor. Tekniğinin öğretildiği kurslara yüz binlerce insan devam ederken sertifika alan eğitmenler Bob Ross isimli şovlar düzenliyor, kurslar açıp öğrenciler yetiştiriyor. Sanatçının tekniği ile yapılan resimlerden oluşan sergiler dünyanın dört bir yanında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye'de de bu sergilerden birisi 9-12 Şubat 2006 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda açılacak.
Türkiye, Ross ile 1993 yılında TRT 2'de yayınlanmaya başlanan 'Resim Sevinci' isimli programda tanıştı. Bu tanışıklık uzun yıllardır hiçbir sanat programına nasip olmayacak ilgiyle devam ediyor. Resim Sevinci, hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olduğu için tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen 11 yıldır merakla izleniyor. Resimle ilgili ya da ilgisiz herkes cumartesi günü TRT 2'de saat 12.40'ta mutlaka ekran başında. Anadolu'da herhangi bir köydeki çiftçi kadın da, İstanbul'da oturan emekli bir öğretmen de bu programın meraklısı.
Resmin fast food'u; Bob Ross
Bob Ross'un televizyon programı, İran'dan İskandinav ülkelerine, Meksika'dan Uzakdoğu'ya kadar dünyanın dört bir tarafında izleniliyor. Sanatçı, resim tekniği, tekniğe has boyaları ve fırçaları ile resim alanında çığır açtı. "Yaş üstüne yaş" adı verilen bu teknikle herkes kısa sürede yağlıboya resim yapabiliyor. Bu hız ve kolaylık akla 'fast food'u getiriyor ve Ross'un Amerikalı olmasından yola çıkılarak onun için "fast food resmin babası" yorumu yapılabilir. Ross, bu kadar ilgi görse de ressamlar ve eleştirmenler onu ressam olarak kabul etmiyor. Zaten Ross'un resim tekniği bir sanat olarak değil boş zamanların değerlendirileceği, stres atılabilecek bir faaliyet olarak ün saldı.
Ross, 300'den fazla televizyon kanalında programı gösterilmeye, kendi tasarımı fırçaları ve boyaları yok satmaya başlayınca sadık öğrencileri ile birlikte kendi adına bir şirket kurdu. Bu şirketin bugün dünya üzerinde 27 ülkede distribütörü var. Bu ülkelerde Bob Ross'un boyaları, fırçaları, tekniğinin anlatıldığı kitapları ve CD'leri satılıyor. Şirketin kendi eğitmenleri, dünyanın dört bir tarafında eğitmenler yetiştiriyor. Şirketin bir yıl önce Türkiye distribütörlüğünü verdiği Art Boya bu sürede 40 sertifikalı Bob Ross eğitmeni yetiştirmiş.
Resimleri kartpostalları hatırlatan Ross, aslında emekli bir asker. Uzun yıllar Alaska'da çalışan ressamın dağ ve kış manzaralarını bu kadar çok sevmesini burada geçirdiği zamanlara bağlayabiliriz. Yarım saatlik televizyon programında; "Şimdi dallarında sincapların yaşadığı mutlu bir ağaç yapalım, şuraya üzerine kunduzların çıkıp güneşleneceği bir kayalık çizelim, gölümüzü içinde küçük canlıların yaşadığı mutlu çalılarla süsleyelim..." sözleriyle ve hatta yanında getirdiği sincabıyla Ross, çizdiği manzaralarda yaşıyor, izleyicilerini yaşatıyordu. Bu kadar ilgiyle izlenmesinin sebeplerinden biri de izleyicinin yüreğini ağzına getiren sürprizler yapmasıydı. Çizdiği muhteşem bir dağ veya göl manzarasının üzerine, ıspatulasının ucuna aldığı siyah boya ile kocaman bir çizgi çizerek, şaşkına dönen izleyicisini, biraz daha şaşırtarak o çizgiyi en az manzara kadar güzel bir çam ağacına ya da eski bir dağ kulübesine dönüştürürdü. Bunu yaparken de sanatçı kendi kendine "Şimdi diyorsunuzdur Bob ne yaptın, resmi mahvettin; ama bu birazdan mutlu bir ağaca dönüşecek." ya da "Bir zamanlar içinde yaşlı bir oduncunun huzur içinde yaşadığı bir kulübe yapmaya ne dersiniz?" derdi. İşte bu hız izleyiciyi yarım saatliğine de olsa ekran başından alıp Ross'un fırçasının veya ıspatulasının ucundaki manzaraya götürüyordu.
Öldükten sonra daha çok kazandı
1981'de emekli olduktan sonra manzara resimleri yapıp satarak geçinen Ross, bu dönemde geliştirdiği teknikle Amerika'nın çeşitli yerlerinde şovlar düzenlemiş. Daha sonra öğrencilerinin desteğiyle tekniğini öğretmek, kendi geliştirdiği boya ve fırçaları satmak için bir televizyona reklâm vermiş. Reklâm filmi çok ilgi görünce bu kanaldan program yapması için teklif gelmiş. Bu programlar, Amerika'da kısa sürede 200 kanalda birden gösterilmeye başlamış. Şimdilerde ise dünyada yarım milyar evde Bob Ross izleniyor. 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca, Türkiye'de "Resim Sevinci" olarak gösterilen "Joy of Painting" adlı programını çeken Bob Ross, bu tarihte lenf kanseri olduğunu öğrenince programına son verdi. Sanatçı 1995'te de lenf kanserinden 52 yaşında öldü. Ardından programa bir süre oğlu devam etti. Şirketinin geliri ölümünden sonra yüzde 70 oranında arttı ve tekniği de "Vahşi Doğa", 'Çiçekler' ve 'Portreler' başlığıyla geliştirildi.
Programlarının toplumsal işlevi vardı
Biz TRT 2'de resim yapan adamı onun sesiyle dinledik. Bob Ross'u Türkçe seslendiren tiyatrocu ve yönetmen Burçin Oraloğlu; "Amerika'da her şey meta ve ticaret ürünü haline dönüştüğü için sanatın da ticaretini yapmışlar. Bob Ross bunu yapan bir sanatçı. Ama iyi ki yapmış. Amerika'da ve Türkiye'de birçok sanat ve resim otoritesi Ross'un yaptıklarının sanatsal değerinin olmadığını düşünüyor. Ross, yarım saat içinde bir resmi sıfırdan alıyor ve en basit şekliyle, renkler ve teknikler konusunda bilgi vererek bir resim oluşturuyor. Zaten, yarım saatte biten resmin bir sanat şaheseri olmasını beklemek abes olur. Bu programın önemi şu bence; uyuşturucu, cinayet, sapkın tarikatlar gibi olumsuzlukların yaygın olduğu bir ülkede bu programla sanatın kapısı aralanıyor. Sanatsal bir işlevi olmayan bu programın toplumsal bir işlevi var. Seslendirirken onun resim yapmaktaki hevesini, resme olan tutkusunu ve saygısını yansıtmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri resim yaparım; ama iş yoğunluğum sebebiyle Bob Ross tekniğiyle resim yapma imkânı bulamadım." diyor.

Not : Yazı Alıntıdır...
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/9/2009 - ZEKİ MÜREN BELGESELİ

Kategori: unutulmayanlar

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/9/2009 - Osmanlı Sultanları (Belgesel)

Kategori: unutulmayanlar
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/9/2009 - Sivas Katliami Belgesel - O Gun ( Can Dundar )

Kategori: unutulmayanlar
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/9/2009 - UĞUR MUMCU BELGESELİ

Kategori: unutulmayanlar
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/8/2009 - UNUTAMADIKLARIMIZ

Kategori: unutulmayanlar
80'lerde cocuk olmak...
http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4411/1.jpg
BAY MERAKLI
http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4411/2.jpg
Bütün reytingler TRT'nin. Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki düğmelere basmak zorunda olmak demek...
http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4411/3.jpg
Tasolarla oynamak, büyüteç ile kağıt yakmak ve siyah kağitların beyaza oranla daha kolay yandığı keşfetmek
http://www.ensonhaber.com/galeri/images/gallery/4411/6.jpg
Depozito toplamak adına kola şişesi biriktirmek demek , adile naşit ten masal dinlemek demek. debbie gibson, tiffany, jason danovan, sandra,modern talking .vb...dinliyor > olmak...comanchero'nun ve life is lifein sözlerini ezberlemeye çalışmak demek...michael jackson, madonna, samantha fox demek
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

16/8/2009 - Yeni aramzdan ayrılan Aykut abimizin anısına...Bizimkiler...

Kategori: unutulmayanlar

http://img120.imageshack.us/img120/3553/bizimkilergi0.jpg

Bizimkiler, 8 Ocak 1989'dan 3 Kasım 2002 tarihine kadar pazar akşamları yayınlanan Türk televizyonculuk tarihinin en uzun süren dizisidir. 8 Ocak 1989 - 4 Temmuz 1993 arasında TRT 1'de, 3 Ekim 1993 - 6 Haziran 1999 arasında Star TV'de, 14 Kasım 1999 - 28 Şubat 2002 arasında Show TV'de yayınlandı.Çekimleri devam etmiş, bu tarihten sonra ise çeşitli kanallarda eski bölümleri gösterilmeye başlanmış dizi film.

http://www.sinematurk.com/images/film/7310_2.jpg

Dizi 3 Kanal dolaşmıştır:TRT 1, Star TV ve Show TV. Ayrıca ATV'de 13 Temmuz 1997 tarihinde dizinin ilk bölümleri tekrar yayınlanmıştır.

Dizinin yaklaşık 460 bölümüne yönetmen olarak Yalçın Yelence imza atmıştır. Filmin künyesinde yönetmen sıfatıyla yer alan diğer isim Erkavim Yıldırım, dizi sona erdikten ve bu bitiş tüm taraflara bildirildikten sonra, yapımcı firmanın, devam edebilir düşüncesiyle çektiği ilave 9 bölümün yönetmenliğini üstlenmiş ve devamında, dizi sona ermiştir. İlk iki yılında Şükrünün (Erdal Özyağcılar) ağabeyi Şevket rolünde Cihat Tamer yer aldı. Daha sonra işlerinin yoğunluğu nedeniyle diziyi bırakan Tamer'in yerine bu role Engin Şenkan getirildi.

http://byfiles.storage.live.com/y1puFJp4o7kg5yPP8kaz-NX3SQQzTkrMN-Y5KiKHJBWn7uOaOwifAjgWhStAIxlaozq

Çetinkaya'nin ölümünün ardından bir sene sonra bu sefer Yaman Okay öldü. Okay, Şükrünün karısı Nazan'ın (Ayşe Kökçü) işsiz ağabeyi Nazım rolündeydi. Ne zaman kardeşinin evine gelse, Şükrü'den azar iştirdi, Nazım da eniştesi yeni bir iş bulduğuna ancak para ihtiyacı olduğuna ikna ederdi.

http://www.diziler.com/news/d8bd55992cf0e9abb81c0c218540551b.jpg

Yaman Okay'dan 4 sene sonra 1997'de ise Şükrü'nün babası Hüsnü rolündeki Orhan Çağman öldü. Aynı yıl Erdal Özyağcılar, Şehnaz Tango adlı diziye başladığı için kadrodan çıktı ve yerine bir başka uoyuncu Savaş Dinçel geldi. En son 2000 yılında ise dizide Orhan Çağman'ın eşi Leylayı oynayan Güzin Özipek öldü.Daha sonra dizide Sabri Bey'in kayınvalidesini canlandıran Latife Saruhan 2001 yılında ayramızdan ayrıldı. Ayrıca Savaş Yurttaş da dizide yer aldığı zamanlarda ölen oyunculardan biriydi. Canlandırdığı karakterin ismi ise Hüseyin idi. Sabri Bey'i canlandıran Mehmet Akan 2006 yılında öldü. Şükrü'yü canlandıran Savaş Dinçel de 20 Aralık 2007 tarihinde öldü. Sinema-tiyatro ve seslendirme sanatçısı Ayton Sert ise 1997 yılında bir beyin ameliyatı esnasında öldü. Sert dizide Davut Usta'nın dükkânına malzeme taşıyan, el arabalı bir garibanı canlandırmıştı. Öte yandan 4 Şubat 2006 tarihinde, Kapıcı Cafer'in kayınpederini oynayan sanatçı Oktay Sözbir öldü ve son olarak da dizide katil Yavuz lakapli olarak taninan Aykut Oray 11.08.2009 tarihinde bir otel odasinda ölü bulunarak aramızdan ayrılmıştır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

16/8/2009 - Adı üstünde nostalji...

Kategori: unutulmayanlar
Eski gunlerden bir demet...



Dünyalar tatlısı kadın. Masal anlatırdı telefonda. Uykudan önce programının unutulmayan Adile teyzesi...



Türkiyede ki her 3 kişiden 1'inin izlediği ailemizin dizisi.Bizimkiler...



90'lı yıllara damgasını vurmuştu.Aboneyim abone...



Hiç bitmesin şovu.






Ufak uşak webster...



Bir zamanların kapış kapış giden aparatı...



Gıcık olsamda izlemekten kendımı alıkoyamadıgım dızı:)



Uva, uva li kupııır.



Bizden sonra mavi oldu.



On tanesi birden çiğnenmeye çalışılan sakız.



İstiklal Marşı'yla açılan ve kapanan kanallar.



voltranı oluşturuyoruz.de hadi...



Bu da çiğnenirdi.



TeleOn, Magic Box, Star1 tayfası.



Hey gidi fiko :)



Dünya değişti onlar gidince. İyi olmadı.

şirinler...



Bir de lastik diye bir oyun vardı bununla beraber.



hey gidi samantha...



to be with you...



hey red...



komık topluluk...



Nasıldı tadı ya?



Berbat saçlar. Perma.



'Şakir ben seninle ne yapıcam?'
'Evlen benimle Perihan.'



böylede bir oyun vardı.atari salonlarında sanırım...


Avına sinsice yaklaşan avcı mübarek.



Ne diyordum?



Yürü be baba!



Işınla bizi Scotty!



Filmi bir halta yaramadı.


mc hammer.müziği sevdıren adam


Bruce Willis'in parladığı dizi



1-2-3-4 yetmez...





Bunlar da yaşlandılar.



Müziği güzeldi.kid...


isaura...



Gölgelerin gücü adına!


hayalet avcıları



güzel ve cırkın


'Siz yine hala ananızın margarinini mi kullanıyorsunuz?
Şarkı daha yeni başladı neden hemen kıllanıyorsunuz.'


izlemeye doyamadıgımız film


ve tabı kı fotoromanlar



Mekandı.



Yazık bu adama ya.



Ekmek, su ve Annesi.



Ne gazozdun sen. Bir de Çamlıca.



Bunu herkes bilmez.
'Araba var mı?'
'Galiba yok'
'Araba yok kardeşim, nereye? Araban yok.' gibi.



Purolu, yamuk sırıtışlı Ceyar.



Da du Yakariii!



Hala 'Rudi' deyişi kulaklarımda.



İlk göz ağrısı.ilk bilgisayarım...


tabıkı cokomel...



Bu macera bitmez.



küçük ceylan oldu gocaman...



Cam şişe sağlıktır efendim.









Plastik bilezikler. Şıkırdamazdı, uyuz olurdum.




vhs betaya karsı..



Berlin Duvarı. Öncesi, sonrası.



Bay Meraklı.


atom karınca


En sevdiklerimden.A takımı



Bir tane daha.altın kızlar



Big in Japan!



Sevimli kedi düşmanı.



Bizim iller sensiz.Barış abi...

Kaynak:http://turuncupelush.blogspot.com/2008_12_01_archive.html
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Nostalji adına aradığınız herşey burada...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Eğitimci
Magazin

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
sinefil78
ikokmen
cembuyukkaya
supermagazinci
arakarne
insankokusu
megamagazinci
gulenbebekler
adanzyehersey

Zirve100 Toplist
site ekle


MusicPlaylist
MySpace Music Playlist at MixPod.com