Nostaljimiz...

22/4/2009 - MAZİDEN KALANLAR...

Kategori: nostalji haber
http://www.berrincerrahoglu.com/images/web_cum_portre/Cumartesi_06.jpg
7 den 77 ye
evet rahmetli barış manço nun sunduğu bu programı kim unutabilirki?.o hoşsohbeti,anlatımı,sıcaklığı ile sadece büyüklerin değil,küçüklerinde ilgi odagıydı şüphesiz o.bilmediğimiz tanımadığımız kültürleri ilk onunla tanıdık.hele o programın içinde küçük çocukların yarıştığı bölüme bayılırdım. barış manço nun dediği gibi 10 puan 10 puan şampiyon.
akşama doğru

Akşama Doğru Seynan Levent tarafından hazırlanıp sunulan kültür programıdır. 15 yıl boyunca TRT 2'de yayınlamış, 10 Eylül 2004 tarihinde yayından kaldırılmıştır.

bir başka gece
"Bir Başka Gece" adlı, içinde müzik, eğlence, sohbet, spor, komedi bölümlerinin yer aldığı bir kuşak programı yapımını teklif eder. İnanoğlu'nun başkanlığında çok güçlü bir yapım kadrosunun hazırladığı program 1990 Ekim'inde yayına girer ve kesintisiz altı yıl Cuma akşamları TRT ekranından inmez. "Bir Başka Gece" televizyon programcılığına bambaşka bir soluk getirir; o dönemde daha ziyade TRT Müzik kadrosu sanatçılarının yer verildiği ekranla İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Bülent Ersoy, Tarkan gibi sanatçılar ilk "Bir Başka Gece" ile tanışır. Yıllarca süren program, yalnız ünlü ses sanatçılarının değil, birçok sunucu ve Yasemin Yalçın, Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ gibi oyuncuların da yıldız olmasını sağlar. Yıllar sonra, 2002 yılında, TRT Genel Müdürü Yücel Yener, İnanoğlu'na "Bir Başka Gece"yi yeniden yapması teklifinde bulunacak ve İnanoğlu'nun yeni bir versiyonla hazırladığı "Bir Başka Gece" yine aynı beğeniyi alacaktır.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/1/2009 - 90 larda Çocuk Olmak

Kategori: nostalji haber
Süper Baba'nın müziğini flütle çalmışsanız

Bizimkiler dizisi ertesi gün okul oldugunu bir süreliğine unutturduysa

Parliament Pazar Gecesi Sinemaları müziğini duyduğunuzda içinizde hala garip duygular uyanıyorsa (Yarın okul var hüznü, ailenin seni yatırıyor olmasına duyduğun kızgınlık, o güzel mavinin romantizmi...)

Elm Sokağında Kabus yüzünden hala yatağın altına bakmaktan ve Freddy Crueger'ın makyajla o hale gelmiş bir adam olmasını düşünüp avunmaya çalışıyor ama yine de korkuyorsanız

Chucky yüzünden en sevdiğiniz oyuncağınızı bile göz önünden kaldırmışsanız

Okulda coca-cola kutusunu ezip maç yaptıysanız (Kızlar yan yatırıp üstüne
tam ortasına ayağı yerleştirip üstüne basıp yürürlerdi, topuklu ayakkabı
gibi olurdu)

Apartmanın altındaki zil veya taksi diafonuna basmak müthiş heyecanlı bir
yaramazlıksa

Tutti frutti çok ayıp ve olağanüstü merak uyandırıcı bir şovsa

Bakkala gönderilmenin en güzel yani küçük sarellenin dibini minik plastik
kaşığıyla kazımak veya leblebi tozu yiyip konuşmaya çalışmaksa

Aterideki ördek vurmaca oyununda silahın nasıl çalıştığına hala kafa
yoruyorsanız


Super Mario Bros'u oynayıp çok kere oyunu bitirdi iseniz

Bayramda harçlıklarla aldığınız ilk şey kinder süpriz yumurtasıysa(kağıdını
tırnakla yırtmadan dümdüz yapmak da sabır ister doğrusu)

Kasete kayıt yapılabilmesi için üst tarafinda bulunan karelerin bantla kapatılması gerektiğini öğrenmenin önemini biliyorsanız

Birdir bir, akşam ebesi, dansa davet, çatlak patlak, yakan top gibi kalabalık oynanan sokak oyunlarından sonra anneniz sizi balkondan yemeğe çağırmışsa

"Bandıra bandıra ye beni" şarkısını hızlı söylemeye çalıştığınız günler
varsa

Rönesans sanatçılarını ilk kez Ninja Kaplubağaların ismi olarak tanıdıysanız

Tele On diye bir kanalı hatırlıyorsanız

Haftasonları çizgi film izlemek için erken kalkmanın ne demek olduğunu
biliyorsanız

Beğenseniz de beğenmeseniz de tüm çizgi filmleri art arda izliyorduysanız

"Bir Başka Gece" çocukluk hayatınızdaki en görkemli şovsa

Pazar geceleri yıkanma günüyse

Seden Gürel'in neden öyle giyindiğini şimdi sorguluyorsanız

Bir sanal bebeğiniz olmuşsa,

Tetris'i süper hızla oynayabiliyorsanız,

a/s/l ne demek biliyorrsanız

ICQ nun 11 haneli rakamını ezberlemeye çalışmışsanız.

Pili bitmesin diye kasetleri kalemle havada sarmışsanız,

Çizgi film şarkılarının ingilizce veya japonca olsa da ezberlemişseniz

Kokulu silgiye, deftere, kaleme harçlığınızı yatırdıysanız.

Cino,Eti Cin, Eti Puf, ABC, Balık Kraker, Negro, Bonibon, Topitop, Yumiyum...vb çok seviyorsanız ve her zaman yeme kabiliyetiniz varsa

Sulugöz'ü düşününce bile ağzınız sulanıyorsa

Küçük bir kızsanız Sindy ile Barbie'yi karşılaştırıyorduysanız

Tsubasa'yı ve küre biçimindeki sahanın sonundaki dev kaleyi hatta muhteşem

kaleci Kenzo Wakabayashi'yi hatırlıyorsanız

'Hey Corç versene borç' deyince cevabı hemen yapıştırabiliyorsanız

"Macarena dansı"nı yapabiliyorsanız

Telefonların jetonla çalıştığını hatırliyorsanız

İstop diye bağırdığımızda renk yakalamaya çalışırken onun aslında stop
olduğunu uzun zaman önce çözmüşseniz

Saçları renkli ve uzun patlak gözlü çirkin trolleri bile bir furyada satın
almışsanız.

Capri Sun'ın reklamı ve melodisini hatırlıyorsanız.


Power Rangers'ın renklerini hatırlıyorsanız

Olacak O kadar, Yasemin'in penceresi, Hadi Anlat Bakalım, Adam Olacak Çocuk, Saklambaç.. gibi programları hatırlıyorsanız.

Lambada'nın müziği kulağınızda çalabiliyorsa

'Nereye çufçufluyoruz'un kimin dediğini biliyorsanız.

Sayısız joystik kırdıysanız ve gün gelince artık joystik satılmadığını fark
ettiyseniz

Prince of Persia'da alttaki dikenlere düşünce çıkan dınnzk sesini ve kanları
hatırlıyor ve oyundan hala korkuyorsanız

Mon Ami 48 lik boyalardaki altın ve gümüş renkleri statü sembolüyse

Gençlik hayaliniz Beverly Hills teki havuzlu arabalarsa.


Kolalı jelibonun önce kapağını yediyseniz

Annenizin poşetler dolusu taso,misket, sporcu kağıtları,
gazoz kapaklarını attığını öğrenince ağladıysanız
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/1/2009 - Yoksulluk içinde sönen yıldızlar

Kategori: nostalji haber
Yoksulluk içinde sönen yıldızlar


Daha geçtiğimiz günlerde gazete manşetlerine yansıyan Serpil Örümcer’in dramına tanık olunca hepimizin yüreği sızladı. Çöplükleri karıştırıp yiyecek arayan Örümcer, bir zamanların ‘Bayan Bacak’ unvanlı yıldız şarkıcısıydı. Dönemin ‘Bay Samanyolu’ olarak bilinen ünlü şarkıcısı Berkant’la evlilik yaşamıştı. Ama daha önce pek çoklarının yaşadığı gibi o da zirveden süzülüp sokaklardaki sefaletin kucağına düştü sonunda. Biraz araştırınca, yoksulluk içinde can vermiş ve hâlâ bunu yaşayan nice yıldızlar geldi aklımıza. Yeni bir yıla taze umutlarla girerken, yoksulluğun kucağında sönen ve hâlâ bunu acılar içinde yaşayan yıldızlardan bazılarını size hatırlatmak istiyoruz. İster ibret vesikası olarak saklayın, ister hayattakilere yardım etmek için harekete geçin, kollarınızı sıvayın…


CAHİDE SONKU

Hayatı fırtınalarla geçen, figüranlıktan zirveye ulaşan Cahide Sonku, bastığı yerlere halı serilen, ayakkabısından şampanya içilen sinemamızın ilk starıydı. Sonku, tiyatro ve sinema dünyamızın en güzel ama en kötü kaderli yıldızı oldu. Parasının kıymetini bilmedi, har vurup harman savurdu. Ve buna alkol tutkusu da eklenince sonunda sokaklarda kalacak kadar göz yaşartan bir yoksulluğun pençesine düştü. Cahide, 18 Mart 1981’de, bugün Pera Palas’ın karşısında olan ve yıllar sonra onun anısına açılan ‘Cahide’s Restoran’ın bulunduğu yerde kör kütük sarhoş hayata veda etti. Öldüğünde 65 yaşındaydı.

DENİZ AKBULUT

Tiyatro ve sinema oyuncusu, şarkıcı Deniz Akbulut, oyunculuğa Nejat Uygur Tiyatrosu’nda başladı. 50’nin üzerinde film çeviren ve sesiyle de halkın sevgisini kazanan İstanbullu sanatçı, film setinde geçirdiği bir kaza sonunda 1996’da gözlerini kaybetti. Dört yıl önce kocası tarafından terk edildi. Akbulut, şimdi kaderiyle baş başa, köşesinde ilgi bekliyor.


MESUT ENGİN

1953 Söke doğumlu Mesut Engin, 1973’de Ses Dergisi’nin düzenlediği Artist Yarışması’nda ‘Kral’ seçildi; ardından da fotomodellik, mankenlik, oyunculuk yaptı. Kadir İnanır, Zeynep Değirmencioğlu, Ayhan Işık, Perihan Savaş gibi sanatçılarla kamera karşısına geçti, çok sayıda filmde rol aldı. 1976’da geçirdiği bir trafik kazası, onun hayatını altüst etti. Sağ el bileğinin sinirleri kesilen genç aktör, hayata küstü ve alkole başladı. Şimdi hâlâ köşesinde ve sinemadan hiçbir dostu onun yanında değil.

SAMİ HAZİNSES

1925’de Diyarbakır’da doğan Sami Hazinses, ilkokuldan sonra çalışmak için İstanbul’a geldi. 1953’de Mahir Canova’nın yönettiği ‘Kara Davut’ filmindeki rolle sinemaya başladı. Sonraki yıllarda çevirdiği filmlerle rolleri büyüyen Hazinses, Türk sinemasının unutulmaz komedi sanatçıları arasına girmeyi başardı. Hazinses, oyunculuğunun yanı sıra güfte ve beste çalışmaları da yaptı. Son yıllarında sefaletin kucağında olan sanatçı, Göztepe Semiha Şakir Huzurevi’ndeydi. 2002’nin ağustos ayında hayata gözlerini yalnızlık içinde yumdu.

SEVİM ŞENGÜL

Tıpkı Belkıs Özener gibi, Yeşilçam’da birçok filme sesini veren ses sanatçısı Sevim Şengül, 1938’de İstanbul’da doğdu. Özellikle 60’lı yıllarda İstanbul sahnelerinde fırtına gibi esti. Türk müziği ve fantezi türü şarkılarla çok sevildi. ‘Bar Kızı’, ‘Sürtük’, ‘Bana Derler Fosforlu’, ‘Veda Busesi’ gibi filmlerde Türkan Şoray’ın okuduğu şarkılara sesini verdi. O da diğer yoksulluk uçurumuna düşen ünlüler gibi, önce işini, sonra sağlığını yitirdi. Son günlerini hayranlarından birinin evine sığınarak geçirdi. En son Bursa Devlet Hastanesi morgunda yapayalnız kaldı. 1999’un ağustos ayında birkaç yakını tarafından toprağa verildi.


SUPHİ KANER
1950’lerde ve 60’ların başında Türk sinemasında fırtına gibi esen komedyen karakter oyuncusu Suphi Kaner, çeşitli sorunlarla iç içe yaşarken, aşırı duyarlı kişiliği nedeniyle alkole bağımlı oldu. Alkol yüzünden dönemin Prodüktör Cemiyeti ortak karar alarak ona kimsenin iş vermemesini sağladı. Düştüğü yoksulluk ve bunalım çukurunda daha fazla duramadı ve 1963 Ağustos’unda intihar ederek hayata veda etti. Öldüğünde cebinde 15 lirası vardı. Daktilo makinesi de 50 liraya rehindeydi.

YILDIRIM ÖNAL

Tiyatro ve sinema oyuncusu, yönetmen Yıldırım Önal, 11 Ekim 1982’de İzmir’de beyin kanamasından ölürken yoksulluğun pençesindeydi. 1931’de İzmir’de doğan, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nü bitirdikten sonra uzun yıllar Devlet Tiyatroları’nda çalışan Önal, bir dönem televizyon dizilerinde oynadı. ‘Karanlığı Gören Gözler’, ‘Güneşi Görüyorum’ ve ‘Fotoğraftakiler’ adlı televizyon çalışmaları yankılar yarattı. Ne var ki, gece hayatı ve alkol yüzünden ekonomik durumu bozuldu ve son yılları yoksulluk içinde geçti.
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Nostalji adına aradığınız herşey burada...

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Eğitimci
Magazin

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
sinefil78
ikokmen
cembuyukkaya
supermagazinci
arakarne
insankokusu
megamagazinci
gulenbebekler
adanzyehersey

Zirve100 Toplist
site ekle


MusicPlaylist
MySpace Music Playlist at MixPod.com